Erkek çocuklarının babalarıyla ilişkisi biraz farklıdır. Zaman zaman anlaşamazlar, zaman zaman ciddi fikir ayrılıklarına düşerler ama aslında birbirle
Erkek çocuklarının babalarıyla ilişkisi biraz farklıdır. Zaman zaman anlaşamazlar, zaman zaman ciddi fikir ayrılıklarına düşerler ama aslında birbirlerine çok derinden bağlıdırlar. Ben ve babam da birbirimize çok bağlıyız ve birbirimize benzeriz. Ancak buna rağmen neticede insanız ve zevklerimiz çok farklı. İkimizde önce birlikte Güvenli Sürüş Eğitimi aldık, sonra da İntercity İstanbulPark’da Honda Civic Type R’ın direksiyonuna geçtik ve gün sonunda bambaşka hislerle ayrıldık. Honda Type R testi
Konuya nerden gireyim nasıl başlayayım bilemedim. Benim için gerçekten çok özel ve güzel 2 gün geçirdim babamla birlikte. Öncelikle çok şanslı bir insan olduğumu bir kez daha anladım. Şöyle ki bir hayalim vardı, o da babamla aynı anda piste çıkıp pistte araba kullanmaktı. Bu hayalim artık gerçekleşti. Babamla aynı piste araba kullanmak için önce bir takım eğitim almamız gerekiyordu. Bu arada babam bu eğitimi niye aldığını bilmiyordu. Ona farklı bir doğum günü hediyesi vermek için böyle bir plan yaptım ve şansıma her şey istediğim gibi gitti.
Güvenli Sürüş Eğitimi’nde ise Ford Sürüş Akademisi bize yardımcı oldu. Babamla birlikte İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Ayazağa kampüsüne gittik. Orda bize Castrol Ford Team Türkiye ekibi karşıladı ve güvenli sürüş teknikleri hakkında bilgiler verdiler. Ben aslında daha önce Murat Tosun Akademi’den hem güvenli hem de ileri sürüş teknik eğitimi almıştım ama babam hiç bu eğitimlerden hiç almamıştı.
Ford tarafından verilen eğitim farklı istasyonlardan oluşuyor. Bunlar direksiyon başında SMS atma ve fotoğraf çekme gibi dikkat dağıtıcı davranışlar, alkolü araç kullanımın tehlikeleri, sarhoş gözlüğü olarak ifade edilen simülasyon gözlükleri ve arkadan kayma başta olmak üzere teorik ve pratik eğitim ve uygulamalardan oluştu. Biz babamla birlikte önce alkollü araç kullanımı ve sarhoş gözlüğü olarak ifade edilen simülasyon ile başladık. Önce babam başladı. Gözlüğü taktı ve o taktığı gözlük ile minyatür kale olarak bilinen kaleye topu atmaya çalıştı.
Ama maalesef top 3 kere direkten döndü 🙂 Aslına bakarsanız hiç fena değil. Sonra düz bir çizgide yürümesini istediler. Onda da fena değildi 🙂 Bu arada babam alkol alan birisi de değildir… Buna rağmen elde ettiği sonuç oldukça etkileyiciydi. Sonra sıra bana geldi. Ben her ne kadar bu eğitimleri almış olsam da yanımda babamın olmasından ötürü biraz heyecanlandım. Ayrıca babam deneme yaparken kimse yoktu ama sıra bana geldiğinde neredeyse bütün eğitime gelen hemen hemen herkes etrafımı sarmıştı. Önce gözlüğü takıp bana gelen topu kontrol etmem istendi.
Ama ben tabii gözlüğün verdiği yanılgı ile topu kontrol edemedim. Bir kez daha topu kontrol etmem istendi ve onda da kontrol edemedim. Sonra duran topu boş kaleye atmam istendi. İlkinde topu ıskaladım ama ikincisinde topa vurmayı başardım. Ama bu seferde topu kaleye atamadım. Daha sonra beni düz bir çizgide yürümemi istediler, bu konuda iyi olduğumu söylemek isterim ki dümdüz yürümeyi başardım 🙂
Sonra soluğu önden çekişli aracın nasıl arkadan kaydığını gösteren istasyonda aldık. Kısa bir beklemeden sonra babam ile otomobile bindik. Otomobilde Castrol Ford Team Türkiye ekibinden eğitmen arkadaş ile eğitime başladık. Önce bize neler yapmamız gerektiğini, sonra neler yapmamamızı söyledi. Teorik eğitimden sonra uygulamaya başladık. Tabii önce eğitmenimiz bize neler olabileceğini sonra neler yapmamız gerektiğini uygulamalı olarak gösterdi. Daha sonra direksiyona babam geçti. İlk de biraz bocalasa da hiçte fena değildi 🙂 Ve sıra bana gelmişti. Babam kadar iyi olmasam da ben de hiç fena değildim sanırım. Ya da babam çok iyi ya da ben kötüyüm; onun gibi bir şey 🙂 Ama bana kalırsa babamın direksiyon başında daha fazla süre geçirmesi çok etkili oldu.
Gün sonunda bize “Başarı Sertifikası” verildi. Babamla bu katıldığımız etkinlik aynı zamanda Type R’ın direksiyonuna geçmek için ihtiyacım olan konsantrasyonu da sağladı.
Sıra geldi Type R ile piste çıkmaya
Yazımın başında da söyledim gibi benim bir hayalim vardı: Babam ile bir pistte beraber araç kullanmak. Ve bu fırsatı bana Honda Türkiye verdi. Açıkçası bu babama doğum günü hediyemdi. Babamı kandırmak biraz zor oldu. Bütün yazı Şarköy’de geçirdiğinden dolayı İstanbul’a gelmek istemiyordu ama ben devreye annemi sokarak bir şekilde babamı İstanbul’a getirmeyi başarmıştım. Babamı her şeyden habersiz bir şekilde bizim ofise götürdüm. Babam bütün günü orda geçireceğini sanıyorken “hadi baba” gidiyoruz demem ile yola çıktık. Yolda birkaç kez bana nereye gidiyoruz diye sorduğunda ben bir şekilde onu oyalayıp durdum.
Hiç bir şeyden habersiz şekilde benimle gelen babam ta ki İstanbul Park tabelasını görene dek neler olduğunu hiç anlamadı. Babamın otomobillere ve otomobil yarışlarına ilgisini bildiğim için onu getirdiğimi sanıyordu. Babam İstanbul Park’ta yapılacak yarışları izleyeceğini sanıyordu. Ve babama pistte beraber Honda Type R’i kullanacağımızı söylediğim de o gözlerindeki ışıltıyı sizlere anlatamam…
Öncelikle aracın basın lansmanı yapıldı ve yeni modelle ilgili tüm merak ettiklerimiz cevaplandı. Zaten aslına bakarsanız o gün orada olan tüm basın mensupları bir an önce aracın direksiyonuna geçmek istediği için soru soran da çok olmadı 🙂
Görüntüsü bile yetiyor
Yeni Honda Civic Type R, gerek yolda ve gerekse pistte önden çekişli yüksek performanslı kompakt hatchback segmentine tamamen yeni bir sürüş deneyimi sunmak üzere baştan aşağı yeniden tasarlanmış. Dış tasarımına baktığımızda ise son derece agresif hatlarıyla dikkat çeken Type R adeta güç, performans ve çeviklik için yaratıldığını bizlere gösteriyor. Agresif tasarımlı ön tamponu kırmızı kontürlü karbon fiber efektine sahip bir tampon altı eklentisi tamamlıyor. Ön tamponda başlayan kırmızı kontürlü karbon fiber efektine sahip eklenti aracın dört bir yanını dolaşırken büyük hava girişlerini elmas formlu ızgaralar dolduruyor. Agresif tasarımlı far ve ön ızgara tasarımıyla marka aidiyetine vurgu yaparken bütün Type R modelleri gibi yeni Civic Type R’ın ön ızgarasında kırmızı renkli ‘H’ logosu kullanılmış.
Standart Civic Hatchback’e oranla 5,3 kg daha hafif olan alüminyum motor kaputu ağırlık tasarrufuna gösterilen özeni gözler önüne sermiş. Ön tampondan başlayan ve marşpiyeler boyunca devam eden kırmızı kontürlü karbon fiber efektli eklenti arka tampon boyunca devam ediyor ve yine karbon fiber efektli arka difüzör ve üç adet egzoz çıkışını içine alıyor. Yine ön tamponda olduğu gibi elmas formlu büyük havalandırma ızgaraları arka tamponu da domine ederken keskin hatlara sahip son derece büyük arka spoyler görünümü tamamlıyor.
Arka difüzörün ortasında her biri aktif üç adet egzoz çıkışı bulunuyor. Bunlardan yan tarafta bulunan iki adet egzoz çıkışı ana egzoz sistemi olarak görev yaparken ortada bulunan ve çapı biraz daha dar olan egzoz çıkışı motor sesini kontrol ediyor. Tam gaz kullanımlarda daha agresif bir ses üretmek üzere ortadaki egzoz çıkışı da egzoz gazı akışına yardımcı oluyor. Böylece önceki model ile kıyaslandığında aynı hızlarda 2 dB daha fazla ses üretiliyor.
İç mekan da sportif ve özel
Honda Type R’in iç tasarımına baktığımızda ise, sürücüyü günlük kullanım konforu ile pist performansını aynı potada eriten bir atmosfer karşılıyor.
Kırmızı dikişli siyah deri direksiyon simidi kırmızı süslemelerle otomobilin sportif dinamizmini desteklerken ön konsol boyunca uzanan ve kapı panellerinde de devam eden karbon yüzeyler zarif kırmızı bir şeritle vurgulanıyor. Mat alüminyum malzemeden üretilen yuvarlak vites topuzu iç mekandaki sportif ruhu tamamlıyor.
Aracın iç mekanında sizi özel hissettiren noktaların başındaysa vites kolunun arkasında yer alan metal plaka yer alıyor. Kaçıncı aracı satın aldığınızı gösteren bu plaka sadece Type R’a özel.
Gücünü hissettiriyor
Honda Type R’in motor bölümünde 2.0 litrelik turbo benzinli bir ünite yatıyor. Bu motor 320 HP güç ve 400 Nm tork üretiyor. Araç sadece 6 ileri manuel şanzımanla alınabilirken 0 – 100 km/s hızlanması için 5.8 saniyeye ihtiyaç duyarak 272 km/s maksimum hıza erişebiliyor. Yakıt tüketimi olarak ise karma parkurda 7.7 litreye ihtiyaç duyuyor. Ancak bu aracın yakıt tüketiminin kimse içim önemli olduğunu düşünmüyorum. Onun işi safkan sürüş keyfi ve haydi ondan bahsedelim…
Yeni Type R’da 3 adet sürüş modu bulunuyor. Bunlar Comfort, Sport ve R modu. Comfort modunda araç süspansiyon tepkileri ve direksiyon sistemi yumuşuyor ve günlük kullanıma daha uygun hale geliyor. Sport modunda ise konfor ile dinamizm arasında ideal bir denge tesis ederken, önceki nesil Civic Type R’daki standart ve R modlarının arasında bir karakteristik sunuyor. R sürüş modu tamamen pist kullanımı göz önünde bulundurularak programlanmış durumda. Motor tepkileri hassaslaşırken tork eğrisi çok daha agresif ve performans odaklı bir karakteristik sergiliyor.
Ben Type R ile pistte çok heyecanlı ve keyifli vakit geçirdim. Her şeyden önce aracın dinamik ve güçlü şasisinin pist kullanımda ne kadar iyi olduğunu anlamak için aracın limitlerini zorlamama bile gerek kalmadı. Yola çok iyi tutunan Type R, gerek hızlı girilen virajlarda gerekse geç yaptığım frenlerde hep izine sadık kaldı. Elbette trafiğe kapalı bir pist olmasının verdiği rahatlıkla aracı bu kadar zorlasam da normal bir kullanıcının Type R’ı bu denli zorlayacağını düşünmek bile istemiyorum şu İstanbul trafiğinde!
Ben Type R ile o kadar uzun uzadıya şeyler söyleyebilirim ki ancak ben değil artık yazıya babam devam etsin o da düşüncelerini söylesin…
Ah bu araba benim gençliğimde olacaktı ki…
Kısa bir hazırlık sürecinden sonra en öndeki Honda NSX içinde Jason Tahincioğlu, arkasında ben, benim arkamda da oğlum olmak üzere Honda Civic Type R’ın test sürüşüne başladık. Doğrusunu söylemek gerekirse gerçekten çok heyecanlandım, çünkü kabul edelim böyle bir fırsat insanın eline her zaman geçmiyor. Böyle bir aracı İstanbulPark’ta üstelik baba – oğul birlikte piste çıkarmak gerçekten insanı oldukça heyecanlandırıyor.
İlk tur, pisti tanımak amacıyla konfor moduyla, ikinci turu spor moduyla ve üçüncü tur ise R moduyla devam ettik. Üçüncü turda ise artık iyice ısındığımız için limitleri zorlayarak, dördüncü turda ise tekrar comfort moda dönüş yaparak turları tamamlamış olduk. Araç gerçekten çok iyiydi boş ve trafiğe kapalı bir yol üstelik bu yolun Formula 1 pisti olmasının avantajlarını kullandım.
Honda Civic Type R ilk olarak tasarımıyla kendisine dönüp bir daha baktırıyor. Aracın gerek iç mekanı gerek dış tasarımı bir bütün olarak ele alındığında çok iyi harmanlanmış. Uzun yıllar önce Pontiac GTO da kullanan biri olarak güçlü motorlu otomobilleri her zaman sevmişimdir.
Ancak Amerikanlardan gelen homurtu ve konfor da hep istediğim özelliklerin başında yer alır. Honda Civic Type R işte tüm bunları sağlamasıyla benim için özel bir otomobil olarak hafızamda yer etti. Gün sonunda ise aklımda sadece: Ah keşke bu araç ben Gürkan yaşındayken olsaydı da o zaman doya doya satın alıp kullanma fırsatı bulsaydım dedim durdum. Honda Type R testi
Ayrıca gün sonunda oğluma göğsümü kabartarak gurur dolu gözlerimle teşekkür ettim. Buradan da yazıya dökerek belirtmek isterim ki şu ana kadar aldığım en güzel doğum günü hediyelerimden biri oldu. Oğlum beni gerçekten çok mutlu etmiş oldu ve bir kez daha gurur duymamı sağladı. Darısı diğer babaların başına…
Sonuç Gürkan Gençyılmaz
Honda Civic Type R artık sürüşü daha keyifli ve uzun yolculuklarda konforlu ve haylaz görünümlü bir ateşli HB olmuş. Günlük kullanabileceğiniz veya istediğiniz anda piste çıkabileceğiniz farklı kişilikleri bir araya getiren bir otomobil olması onun yine efsane olacağını en önemli kanıtı. Sürüş eğitimi ise artık günümüzün olmaza olmazı. Ben daha önce de bu tarz eğitimler almış olsam da bilgilerimi güncel tutmak adına her yıl bu eğitimler tekrar edilmeli.
Sonuç Oktay Gençyılmaz
İlk defa hem eğitim almak hem de pistte böylesi bir otomobilin direksiyonuna geçmek çok keyifliydi. Bu fırsat insanın eline her zaman geçmiyor. İyi ki piste çıkmadan önce eğitim almışım ki kendimi Civic Type R’ın direksiyonunda çok rahat hissettim. Bu nedenle herkese bu eğitimleri tavsiye ediyorum. Pistte tur atmak içinse farklı organizasyonlardan birine kayıt yaptırmak yeterli.
Teknik veriler Honda Type R
Motor (tip/silindir sayısı) Sıralı/4/Benzin
Motor hacmi 1996 cc
Maksimum güç 320 HP-6500 d/d
Maksimum tork 400 Nm-2500 d/d
Son hız 272 km/s
0-100 km/s hızlanma 5.8 sn
Tüketim (fab. ver.) 9.8/6.5/7.7lt/100 km
Fiyat 260.000 TL




