Hertz’den araba kiraladım tutuklanıyordum

OTOSTİL olarak Cenevre Otomobil Fuarı’na katılmak için Salı günü Murat Tosun ile İstanbul’dan Stutgart’a uçtuk. Planımız Stutgart’tan rezerve ettiğimiz kiralık aracımızla Cenevre’ye gitmek ve siz takipçilerimiz için güzel bir yol rehberi hazırlamaktı.

Ancak nerden bilelim az daha tutuklanacağımızı! Araba kiralama ile tutuklanma ne alaka derseniz okumaya devam…

Her şey seyahatten önce Hertz’in alt markası Thrifty’den kiraladığımız araçla başladı. BMW 3 Serisi veya benzeri şekilde aracımızı kiraladık ve alandaki Thrifty ve Hertz’in ofisine gittik. Oraya vardığımızda Thrifty masasında kimse yoktu ve bize yanyana olan Hertz bankosundan yardımcı olacaklarını belirttiler. Rezervasyon yaptırdığımızı belirtip ismimi verdikten sonra karşımda duran kişi bana şu anda Hertz’den bir araç kiraladınız mı diye sordu. Ben de hayır kiralamadım dedim. Buraya kadar her şey güzel gidiyordu.

Daha sonra aynı görevliye hangi aracı alacağımızı sorduğumda ise bana Opel Meriva dedi; ben de ona bizim 3 Serisi için rezervasyon yaptırdığımızı ve araçların aynı segmentte olmadığını belirtip 3 Serisi veya muadili bir araç istediğimi belirtti.

O da bana bakacağını belirtip kapı ile ayrılan bölüme geçti, 2-3 dakika sonra geri geldi. “Çok şanslısınız bir tane 3 Serisi gelmiş, yıkanıyor işlemleri bittiğinde size vereceğim.” dedi. Biz de haklı olarak oh bu ufak sorun da çözüldü diye sevindik. Ancak tam da bu anda yani Hertz çalışanı bizi araç yıkanıyor diye oyalıyorken arkamızda 2 Alman polis memuru belirdi.

Meğerse çalışan arkaya geçtiğinde polisi aramış ve bizi aynı isimle 2. aracı kiralama teşebbüsü ve buna bağlı olarak sahtekarlık suçlamasıyla polise şikayet etmiş. Polislere derdimizi anlatmaya çalışsak da çok oralı olmadılar ve pasaportlarımızı alıp beklememizi söyleyip gittiler. Biz de çaresizce beklemeye başladık. Ancak elbette boş durmadık. Görevliye sürekli aynı isim olsa bile kimlik bilgileri aynı olamaz, o aracı kiralayan kişiyle benim bilgilerimi karşılaştır, eğer ki tüm bilgiler aynıysa o zaman kimlik ve kredi kartı bilgilerim çalınmış bana bildirmek zorundasın bunu deyip durdum ve sonunda beyefendinin keyfi yetti. Yaklaşık 15 dakikalık çaresiz bekleyişten sonra “Evet haklısınız, o aracı kiralayan kişinin de adı da aynı ama o Alman kimliği ile nakit olarak kiralama yapmış” dedi. Ben de Türk refleksiyle “Eee yani bizimle alakalalı bir durum değil” değil mi dedim. O da en sonunda lütfetti ve “ Evet sanırım bir yanlışlık oldu” dedi.

Tam sinirlerime hakim olmakta zorlanırken polisler geri geldi ve bu iki kişinin pasaportlarında bir sorun yok, tüm araştırmayı yaptık dedi. Ben söze girene kadar da aynı Hertz görevlisi sessizce bekledi. Ben onun bana dediği gibi “Bizimle alakalı bir sorun yokmuş, isim benzerliği” dediğimde aynı görevli söze girdi ve “Evet bizim sistemden kaynaklı bir sorun sanırım “ diye lafı gevelemeye başladı.

Hala zor da olsa gurbette olmanın getirdiği duygularla sessizce neyse en azından alalım arabamızı da yola çıkalım diye “Eee hazır mı araba” diye sorunca bu kez de bana size Jaguar XE verebilirim, ya da Opel Meriva var diyen Hertz çalışanı, Jaguar’ı rezervasyonda anlaştığımız tutarın 2 katından fazlasına kiralamaya çalıştı.

Artık bu kazıklama girişimi de bardağı taşıran son damla olduğu için “Kalsın teşekkürler” diyerek oradan ayrıldık ve hemen yanındaki farklı bir firmadan 5 dakikada sorunuzca aracımızı kiralayarak yola koyulduk.

Sözün özü; siz siz olun dünya markası olarak bildiğiniz markalara bile gözünüz kapalı güvenmeyin. Sonuçta o firmalarda da insan faktörü var ve bu size pahalıya mal olabilecek sıkıntılar yaşatabiliyor.

Mert Duran

mert@otostil.com

 

Comments are closed.