Yakışıklılık gelip geçici ben oyunculuğumla anılacağım

Onu, ilk olarak “Asla Vazgeçmem” dizisinde canlandırdığı Fırat karakteriyle tanıdık. Şimdi de “Savasçı” dizisinin Başçavuş Turan’ı olarak karşımıza çıkıyor. Yakışıklı oyuncu Hakan Dinçkol’la hakkında en çok merak edilenleri konuşmak üzere otoStil okuyucularına özel Intercity İstanbul Park’ta ki fotoğraf çekiminde bir araya geldik...

Paylaş

Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

Röportaj Emre Kara

Günlük hayatında nasıl bir adamsın Hakan, neler yaparsın?

Dışarıdan bakınca farklı görünse de klasik bir adamım. Güzel bir kahvaltıyla güne başlamayı severim. Eğer kızım yanımda değilse sabahları kalkar kalkmaz ilk işim onunla görüntülü konuşmak olur. Sahilde yürüyüşler ve koşular yapar, ormana giderim. Bunların dışında arkadaşlarımla vakit geçiririm.

Beslenme alışkanlığından bahseder misin, kahvaltı menün zengin midir mesela?

Daha önce kahve ve yeşil elmayla güne başlardım. Kahvaltının beslenmedeki önemini anladığımdan beri sağlam bir kahvaltı yapar, öğle öğününü de iyi yerim. Akşamları daha hafif geçer, abur cubur şeyler yememeye çalışırım.

Spor programın nasıl?

Spor programımızı iş yoğunluğuna göre planlıyoruz. Şu an yer aldığım proje fiziksel dayanıklılık ve devamlılık gerektirdiği için bunu iyi dengelememiz gerekiyor. Haftanın en az dört gününü spora ayırmaya çalışıyorum. Yüzmeyi çok sevdiğim için her gün on beş dakikamı havuzda geçiriyorum. Yazın tatilde bol bol yüzdüm.

Tatil için bu yaz nereyi seçtin?

Çocukluğumdan beri Ayvalık’ın benim için çok özeldir. Orada ufak bir evimiz var. Cunda’da vakit geçirmekten de keyif alıyorum.

Sade giyim stilin dikkatimi çekiyor…

Genellikle rahat şeyler giyiyorum. Jean pantolon, şortlar ve tişörtlerim vazgeçilmezlerim. Kışın siyah ve gri tonları, yazın daha soft ve beyaz tonları tercih ediyorum.

AYKIRI KARAKTERLERİ OYNAMAK BÜYÜK HAZ VERİYOR

“Savaşçı” dizisinde başrollerden birisin. Sette genel hava nasıl?

“Asla Vazgeçmem”le oyunculuk kariyerim başladı. Fox Tv’de yayınlanan “Savaşçı” benim 3. dizi projem. Çok güzel bir oyuncu kadromuz var. Ekipte çalışan diğer arkadaşlar da çok emek veriyor. Diziyi arazide farklı iklim şartlarında çekiyoruz. Çok büyük performans gerektiren bir proje. Ben fazlasıyla şanslı olduğumu düşünüyorum çünkü sette arkadaşlıklarımız çok iyi. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

Karavanda 7-8 saat bile beklesek o zamanı sohbet ederek, keyifle değerlendirerek geçirebiliyoruz. Çekimlerde Ankara’da ve Eskişehir’de olduğumuz için çekim saatlerinin dışında konakladığımız yerlerde de birlikteyiz. Boş zamanlarımızda bile beraber bir şeyler planlayıp vakit geçiriyoruz.

Hakan Dinçkol

“Asla Vazgeçmem” dizi ekibindeki arkadaşlarınla da hala görüşüyor musun peki?

Görüşüyorum. Onların da yeri bende çok ayrı. Hepimiz farklı farklı işlerdeyiz ve yoğunluklarımız var. Ama fırsat buldukça bir araya gelmeye çalışıyoruz.

Dizilerde kendi kanıtladın. Beyaz perdede olmak istiyor musun?

Alışılmışın dışında aykırı karakterleri oynamak çok büyük haz veriyor. Bu bir mahalle hikayesi ya da dönem işi olabilir. Sinema için konuşulan bazı projeler vardı ama formatını ve zamanı ayarlayamadığımız için netleştiremedik. İlerleyen zamanlarda neden olmasın? Yer alacağım ilk sinema filmininde özel bir proje olmasını isterim.

Sence yakışıklı olmanın sana daha çok proje teklifi gelmesinde etkisi var mı?

Kendini yakışıklı bulmasanda dışarıdan gelen yorumlara göre ‘evet bu yakışıklı bir adam’ olarak kafalarda yer edince yakışıklı etiketiyle karşı karşıya kalma durumun var. Beğenilmek güzel bir şey tabii ama zaman geçiyor ve hiçbir şey aynı kalmıyor. Dolayısıyla yakışıklılığın geçici olduğu süreçte oyunculuğunla konuşulmak ve akılda kalmak esas olan. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

AŞKTA MANTIĞIN DIŞINDA DUYGULAR DEVREYE GİRİYOR

Malum bugünlerde iş başarısından çok yaşadığı aşklarla popülerlik kazananlar oluyor, ne düşünüyorsun bu konuyla ilgili?

Aşk içinde birçok duyguyu barındırıyor. Kurmaca birliklerin dışında gerçek aşka her zaman saygı duymuşumdur. Çünkü çok özel bir durum. İnsan hayatında kaç defa gerçek aşkı yaşayabilir ki? Mantığının dışında duygularınla da hareket ediyorsun. Ben de tüm enerjimi işime harcıyorum. Dolayısıyla hayatımda şu an biri yok.

Şu an için aşka kapılarını kapattın diyebilir miyiz yani?

Sonuçta hiçbir zaman için büyük konuşmamak lazım. İlişki arayışında değilim, hayat bu sürprizlerle dolu ama bir aşk yaşanacaksa da temennim doğru zamanda yaşanması olabilir.

Oyunculuğunla ilgili eleştiri aldığın zaman neler hissediyorsun?

Benim karakterime, kişiliğime, ismime farklı tarzda gelinmediği sürece olumlu-olumsuz eleştirilere açığım. Hepimizin kırmızı çizgileri vardır. Sosyal medyada paylaşımlarımın altına olumsuz yorumlar da yapılıyor. Hiçbirini silmiyorum. Hakaret boyutuna gelmediği sürece isteyen istediği gibi değerlendirebilir. Benim oyunculuğumu da beğenenler, beğenmeyenler olacaktır. Köstek olmak isteyenler olabilir ama hissetmiyorum. Hissetsem de aklımda tutmuyorum.

Çünkü kötünün hiç kimseye faydası yok. Kim olursa olsun onu iyi şeylerle hatırlamak istediğim için kötü şeyler bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor. Çünkü bir yol çizdim kendime. Hedeflerim var ve o yolda ilerliyorum. Evet biraz tadında ilerliyorum ama bundan dolayı sıkıntı duymuyorum. Şanslı olduğumu düşünüyorum çünkü çok özel projelerde yer aldım. Birçok insanın olmak istediği yerdeyim. Çünkü bir çok insan bunun eğitimini alıyor ama yetenek, potansiyel, kameranın kişiyi sevip sevmemesi gibi bir sürü alt başlıklar var. Demek ki bir şeyler var ki tercih ediliyorsun, beğeniliyorsun. Çok donanımlı olup da finalinde kamera karşısında farklı sonuçlar gösterenler de oluyor. O yüzden ben kendimi bu konuda şanslı görüyorum. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

KIZGIN OLDUĞUMDA TELEFONA CEVAP VERMİYORUM

Herhangi bir konuda sinirlenince nasıl tepkiler veriyorsun?
Çok kızgın olduğumda kendime bir saat es veririm. Telefonlara bakmam. Sevdiğim müziği açar, aklıma iyi şeyler getirmeye çalışırım. Yanlış bir konuşmamla o anda doğabilecek negatif sonuçları düşünüp, olayları mantıklı bir şekilde sonuçlandırmayı daha çok seviyorum. Çünkü çok sinirli olduğum zaman fiziksel olarak vücudumun gösterdiği reaksiyon, kan dolaşımım bile farklı oluyor. Bir sakin düşünüp neden böyle oldu demek lazım. ..

Müzik dinlemeyi seviyorsun belli ki…

Her tür müzik dinlerim. O tamamen o an ki ruh halime bağlı. Onun haricinde yürüyüşlerimde… Burada çok dillendirmek istemesem de bazen kaçtığım benim yerim dediğim hatta önemli kararları kendi başıma kalıp düşündüğüm kaçış yerlerim vardır. Vardır herkesin böyle yerleri. Sana özeldir; kişisel, karakteristiktir. Oralarda en sevdiğim müzikleri açarım. Arabada müzik dinlemeyi de çok severim.

Günlük hayatında ulaşımını kendi aracınla mı sağlıyorsun?

Araba benim için lüks değil özellikle İstanbul’da büyük bir ihtiyaç. Hızlı tempoda yaşıyorum. O yüzden kendim bireysel araba kullanımını tercih ediyorum.

Ehliyetini ne zaman aldın?

18’e girdiğim gibi… Gün sayıyordum. Kursa yazıldım. Biter bitmez de ehliyetimi aldım.

İlk kullandığın arabayı hatırlıyor musun?

Hiç unutmuyorum. Rahmetli dayımın Murat 131’i vardı. İlk Ayvalık’ta kuzenimle araba maceramız oldu. Akşamları arabayı kaçırıyorduk ama yazlıktan lunaparka gidip, sonra arayollardan geri dönüp arabayı aynı yerine koyuyorduk.

Arabalarla aran iyi yani…

Benim evde oyuncak araba koleksiyonum bile var. Bunlar eski 86-87 kalma modeller. Arabaları küçük yaştan beri hep sevmişimdir. Klasikleri çok seviyorum.

Favori klasik araban hangisi?

Benim için en özeli Mustang 60 serisi… Eski kasa Chevroletleri çok seviyorum. 4×4 SUV tarzı arabaları kullanmayı çok seviyorum.

Trafikte dikkatli misin?

İyi bir sürücü olduğumu söylerler. 18 yaşımda ehliyetimi aldım. Çok şükür ciddi bir kazam olmadı. Hızlı araba kullanmayı sevdiğim bir dönem oldu. Mayra hayatıma girdikten sonra çok daha temkinliyim. Trafik kurallarına mutlaka uyulması gerektiğini düşünüyorum. Direksiyon başındayken cep telefonu kullanmamayı tavsiye ediyorum. Büyük kazalara sebep olabiliyor.

Hakan Dinçkol

PİST YARIŞLARININ HASTASIYIM

İyi bir sürücüsün desene…

İyi bir sürücü olduğum için araba merakım hep artarak devam etti. Üniversite yıllarında Tosfed üyeliğim başladı. O yıllarda yarış tutkum da oldu; Avrupa Ralli’si, İzmir’de Dünya Ralli’si. Pist yarışlarında F1, WTTC, WTM… Bütün bu saydığım yarışlarda görev aldım. Bugün gittiğimiz Intercity İstanbul Park pistinde WTTC yarışında binek araçla pist hakemliği yapmıştım. Oradaki takımlardan birinin hakemiydim. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

Dikkat etmem gereken yirmi maddelik bir çizelge vardı. Mesela yarış esnasında aracın bir sebepten dolayı tamponu düşüyor ama yarış o sırada devam ediyor ve yarış kontrol sana diyor ki; “section 70 bulunduğun nokta itibarıyla çık, bir sonraki arabanın oraya gelmesi için yirmi saniye kadar bir süre var ve o tamponu alıp devam et…” Yarışta önemli bir parçasın. Devamlılığı senle ilgili. Bayrak ona göre sallanacak. Yarış aynı hızıyla devam edecek.

Oradaki adrenalini yaşayıp hissetmek gerek. Motorların sesi, gücü… Anlatırken bile heycanlanıyorum. Pist yarışları çok başka; Avrupa Ralli’si, Antalya Olimpos ve Phaselis etapları zorlu ve eğlenceliydi. Oralarda da bulundum. Doğayla başbaşasın. Doğanın gücü… Modifiye makineler… Dünyanın en önemli pilotları oraya gelip yarışıyor. Baktığın zaman doğa çok güçlü. Her ne kadar iyi bir pilot olsan da orada doğanın gücünü görüyorsun. Bizim en son gittiğimiz yarış ciddi bir yağmur altında gerçekleşti. Onu yaşayıp hissetmek lazım. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

Aykırı yaşamayı seven bir adam mısın?

Kaçışları seviyorum. Şehirde işle beraber içinde bulunduğun bir tempo var. Fırsatını bulduğun an hepsinden uzaklaşmak çok büyük bir keyif. Doğayı keşfetmek çok hoşuma gidiyor. Kendimle başbaşa kaldığım anları da seviyorum. Oradaki canlılar, iklim, arazi şartları, oradan geçen bir dereyatağı… Mesela bugün fotoğraf çekimlerinde gördük; 25 metrelik bir karınca serisi… Bir toprak yolda, yolun bir ucundan diğer ucuna inanılmaz şekilde çalışan binlerce karınca vardı. Onları şehirde nerede görebilirsin?

Yurtdışında sevdiğin ve görmek istediğin yerler var mı?

İtalya’da Roma’yı çok seviyorum. Aslında maceracı baktığın zaman İskandinav ülkelerini merak ediyorum. İklimin insanları zorladığı ülkeler var, onları merak ediyorum. Yazın tropikal iklimin olduğu adaları da merak ediyorum. Vaktim olunca hepsini gezip görmek istiyorum. Savaşçı dizisi Hakan Dinçkol röportajı

Paylaş