Satış yapamayanlar sektörü kurtarır mı?

Otomotiv için çalan tehlike çanları bu yıl hiç susmayacak gibi. Peki ama çözüm yok mu? Elbette var...

PAYLAŞ

Otomotiv sektörü için hiç kuşku yok ki 2019 çok zorlu geçiyor. Ancak bu duruma üzüldüğümü söyleyemeyeceğim.

Çünkü yıllardır sektörde hep “Zararına satış yapıyoruz, zor ayakta duruyoruz” lafı geziniyor. Yani pazar 1 milyona dayanmışken de sırf adetleri yükseltmek için kar marjlarını dibe çekmişler; tabii yersen!!!

Sektör ne kadar ağlasa da markalar kardan zarar ettikleri için hiçbirine inancım yok. Bunun nedenlerinin başında da yapılan reklam kampanyalarının analizi geliyor.

Ne alaka demeden önce açıklayayım:

Günümüzde en çok konuşulan sektörlerin başında akıllı telefon üreticileri yani teknoloji firmaları ve otomotivciler geliyor.

Telefon üreticileri ya da halk ağzıyla telefoncular 2 bin TL’lik ortalama bir telefon için deli gibi reklam kampanyaları yapıyor, her tarafta ilan çıkıyorlar, billboardları kaplıyorlar ve hatta bizim sektörden farklı olarak teknoloji internet sitelerine bu ürünlerle ilgili çektikleri videolar için para ödüyorlar. Hani sizin sürekli izlediğiniz yok kutu açılışı yok inceleme videoları vs var ya işte onlar hep para karşılığı yapılıyor.

Sonuçta ise o telefoncunun ürünleri birden bire her yerde konuşuluyor ve satışları alıp başını gidiyor. O telefoncular da kar etmiyoruz, zordayız vs diyerek ağlamıyorlar.

Bu ağlama sanırım otomotive özgü bir durum!

2 bin TL’lik telefon satanlar bu kadar bonkörken 200 bin TL’lik araba satanlar ise ne reklam veriyor, ne basına araç alacağı zaman adam akıllı bir indirim yapıyor. Hatta o teknoloji siteleri o telefonları beğendiklerini söylediklerinde o ürün onlara hemen hediye edilirken ülkemizde bir otomotiv gazetecisi aracına lastik alma istediğinde veya bakım yaptırması gerektiğinde neredeyse indirim alamıyor; bırakın hediye verilmesini.

Bu arada yanlış anlaşılmasın illa hediye edilsin demiyorum sadece iki sektör arasındaki farkları belirtmek için böyle söyledim. Yoksa zaten onların isteksizce hediye edeceği maldan kimseye hayır gelmeyeceği için böyle bir beklentiye de girmemek lazım.

Buradaki sorun otomotivcilerin tavırlarından kaynaklanıyor.

Bir örnek daha vereyim…

Belki saçma gelecek ama biraz düşününce bana hak vereceksiniz!

Telefondan başladık bari oradan devam edelim…

Şu anda akıllı telefon üreticileri bir dernek kursa başında kim olmasını beklersiniz; ya Apple, ya Samsung ya da son dönem yükselişe geçtiği ve gündemde olduğu için Huawei firmasından birisini değil mi? Tutup da Panasonic’den bir yetkilinin başkanlık yapmasını beklemek abes olur.

Peki ama neden otomotivde durum farklı?

Mesela şu anda sektörün en önemli derneklerinden olan OYDER’in başında Murat Şahsuvaroğlu var. Yanlış anlaşılmasın kendisini tanımam etmem, bu göreve layık olup olmamasını tartışmıyorum. Eminim onu bu göreve seçenler hak ettiğinin farkındadırlar. Zaten aksi olsa kendi şirketi de şimdiye kadar iflas ederdi değil mi!

Ama başında olduğu SsangYong ülkemizde 4 ayda 45 tanesi binek olmak üzere 98 araç satmış. Yani bunun için iyi bir rakam demek mümkün değil. Bu nedenle de 4 ayda 19 bin satış yapan Fiat veya 17 bin civarında araç teslim eden Renault bayilerinin veya firmasının yaşadığı zorlukları bilmesi mümkün değil. Onun 4 ayda sattığı aracı o markaların bayileri neredeyse 2 günde satıyor. Bu yüzden bence doğru bir isim değil.

Benzer bir sıkıntıyı birkaç yıl önceki Autoshow Fuarı’nda da yaşamıştık. Fuarı düzenleyen ODD’nin o dönemki başkanı Mustafa Bayraktar’ın başında olduğu markalar fuara katılmamıştı ve ODD Başkanı olarak Bayraktar fuarı öven konuşmalar yapıyordu. Elbette kimse bu sözleri samimi bulmadı ve sonunda ülkemizde bir tane fuar bile yapılamaz oldu.

Peki ama ülkemizin en önemli katma değerlerinden birine sahip olan otomotiv sektörü biraz daha samimiyeti ve doğruları hak etmiyor mu?

Artık markaların sürekli ağlamaktan vazgeçmesi lazım. Artık yöneticilerin biraz daha sahaya inerek gündemi takip etmesi lazım. Artık kendilerine uzak olmayan ve aslında halktan olan biz otomotiv gazetecileriyle istişare yapmaları lazım. Yoksa kurlar da düşse vergiler de sıfırlansa otomotiv sektörü bir iki yıllık yüksek satıştan sonra bir kara deliğin içinde kaybolacak. Yıllardır söylediğim 30-40 araba alarak fiyatları kendileri belirleyen kiralama firmaları markaların başına dert olacak söyleminin ne kadar doğru olduğunu artık firmalar da kabul etmeye başladı. Bu nedenle acil silkelenme şart.