Pick up sınıfında neler oluyor?

Ülkemizde pick up ve arazi aracı denilince akla ilk gelen marka Nissan iken birden durum değişti ve markanın satışları sert düştü.

PAYLAŞ

Nissan ürettiği modellerle hep yenilikçi bir marka oldu. İlk nesil Qashqai ile birlikte tüketicileri Crossover segmenti ile tanıştıran marka, Navara ile de daha önce şantiye arabası olarak bilinen pick-up’lar üzerindeki ön yargıyı kırdı ve binek kullanıcıların da bu araçlara ilgi göstermesini sağladı. Fakat bu yıl Nissan Navara satış rakamları düştü.

Bugün görüyoruz ki Nissan hem ülkemizde hem de global pazarlarda satış anlamında ciddi sıkıtılar çekiyor. Markanın satışları düşüşler göstermiş durumda.

Elbette ülkemizde pazar küçüldü ve Nissan’ın da satışlarının azalmasında bir sorun yok ancak diğer ülkelerdeki satışlarının azalması da markanın yeni bir strateji geliştirmesinin vakti geldiğini gösteriyor.

Üstelik markanın iki önemli modeli Qashqai ve Navara oldukça yeni modeller, yani henüz terleri bile soğumadı.

Zirveden sona gidiyor

Nissan Navara benim de her zaman kullanmaktan keyif aldığım bir model. Önceki yıllarda satış adetlerinde hep üst sıralarda olan model bu yılın 11 aylık döneminde 1257 adet satılmış. Bu rakam bu sınıf için iyi gibi görünse de, ondan daha yüksek bedelli satılan ve aslında altyapı kardeşi olan Mercedes X Class 1162 adet satılmış. Yani görünen o ki türetilen model aslını geçecek.

Ayrıca önemli rakiplerden Mitsubishi L200, ilerleyen yaşına ve önümüzdeki aylarda yeni nesli gelecek olmasına rağmen 2908 adet, Toyota Hilux ise 2814 adet satılarak Navara’nın iki katından fazla satmış.

Qashqai modelinin satışları iyi olsa da tek modelle bir markanın ayakta kalması zor. Zira Micra yenilendi ve önümüzdeki yıl yeni nesli gelecek ki şimdiki modelin uygun satış fiyatı önemli bir kozken yeni nesilde böyle bir durum olması çok zor. Ayrıca Juke modeli de ömrünün sonuna geldiği için onun da satış adetleri düşecektir. Hakkı yenen X-Trail ise tek başına ne kadar mücadele edebilecek belli değil.

Sebep ne?

Aslında bu sorun sadece Nissan özelinde bir sıkıntı değil. Tüketiciler için artık araçlara ulaşmak kolaylaştı. Bu sadece finansal anlamda da değil. Önceden tüketiciler istedikleri araç için 2-3 ay beklemeyi göze alıyordu ancak günümüzde seçenek bol olduğu için yok cevabını duydukları an hemen tercihlerini başka bir markadan yana kullanıyorlar. Bunun en somut örneğini Volkswagen’de görmüştük. Bir ara VW modellerinde sıra vardı ve tüketiciler beklemeyi göze alıyordu; ancak son zamanlarda tüketiciler beklemek istemedikleri için VW satış kaybetti. Neyse ki bu durumu zamanında fark ettiler ve stok seviyelerini artırıp artık böyle bir olumsuzluğun yaşanmasının önüne geçtiler.

Buna bir de marka algısı eklenince satışların düşmesi doğal. Aslında platform kardeşi olan Mercedes X Class, Navara’dan daha çok yüksek bedelle alınabilirken marka algısı nedeniyle tüketiciler tercihlerini Mercedes’den yana kullanmış.

Navara’nın şu anki kampanyalı başlangıç fiyatı 107 bin 950 TL ve en üst donanımla fiyatı 180 bin 700 TL iken, Mercedes X Class en boş donanımla 160 bin 830 TL’den alınabiliyor. Navara ile benzer donanımlı bir X Class Power 240 bin TL’lik fiyat etiketine sahip.

Çözüm var mı?

Bu soruna çözüm var mı? Elbette var. Bir kere ben uzun zamandır Nissan’ın reklam ve kampanya stratejisi eleştiriyorum. Ne yazık ki marka başta blogger’lar olmak üzere sosyal medyadaki kişilere bu araçları veriyor. Elbette marka açısından araçların postlarda görünmesi güzel olabilir ancak sonuç kadar etkili işte o tartışılır. Çünkü araçları verdikleri o kişiler o aracın hiçbir özelliğini bilmiyor, sadece bedava yakıtlı bir aracım oldu gözüyle bakıyor. Markanın bu işten bir çıkarı olup olmasını umursamıyor.

Reklam kampanyalarında da çarpıcı ve Türkiye temalı reklam filmleri veya çekimler yapılmıyor. Zaten reklam bütçesini iyice kısan marka daha önceden gelen bayi trafiğiyle işi döndürmeye çalışıyor ancak bunun da yüzde 20’yi aşan düşüş göz önüne alındığında başarılı olmadığı ortada.

Diğerlerinde durum ne?

Aslında bu yazıda Nissan biraz kurban seçilmiş gibi duruyor farkındayım ama bu markayı çok sevdiğim için onu ön plana çıkarttım. Yoksa emin olun durumu Nissan’dan daha kötü olan markalar var. Ancak onların bu durumlardan ders almayacağını bildiğim için yazmadım.

Yoksa Allah aşkına, bir döneme damga vurmuş Subaru’nun bu yıl 11 ayda 1222 adet satılması veya uygun fiyatıyla ilk pazara girdiği anda büyük sükse yapan SsangYong’un binek ve ticari toplam sadece 319 adet araç satmasını unutmak mümkün mü!

2019 otomotiv sektörü için daha zorlu bir yıl olacak. Ancak bakalım bu zor şartlar altında hangi markalar değişen koşullara göre stratejilerini revize edip başarıyı yakalayacak, bekleyip göreceğiz.