Bitmeyen bir çiledir İstanbul’da trafik

Megakentin trafik sorununun altında yatan birçok neden var ancak bunların bir kısmını değiştirmek bizlerin elinde.

PAYLAŞ

İstanbul’un trafik çilesi herkesin malumu. Bugüne kadar denenen birçok yönteme rağmen İstanbul’daki trafik sorununa bir türlü çözüm getirilemedi. Megakentin trafik sorunun altında yatan birçok neden var ancak bunların bir kısmını değiştirmek bizlerin elinde.

İstanbul’un 15 milyondan fazla nüfusu ve şehirde bulunan araç sayısı trafiği doğrudan etkiliyor. Bu etkenlerle ilgili doğrudan yapabileceğimiz birşey yok belki, ancak bazı küçük adımlar sandığımızdan daha etkili olabilir. Okulların açılması ve şehre dönüşün başlamasıyla tekrar bir çileye dönüşen İstanbul trafiğini hafifletmek için sürücü ve yayalara bazı görevler düşüyor.

Benim şahsi fikrim, İstanbul’daki mevcut trafik sorununu tüm sürücü ve yayaların kolektif bir şekilde artırdığı yönünde. Özellikle tarihi yarımadada, dar sokaklar ve park yeri problemleri trafiği yeteri kadar yoğunlaştırırken, bunların üstüne bir de yaya ve sürücülerin tutumu ekleniyor. Dörtlü yaktığı anda dokunulmaz olduklarını ve istedikleri her yerde durabileceklerini düşünen sürücüler, trafik ışıklarını dikkate almadan yola atlayan yayalar ve ters yola giren sürücüler sıralayabileceğim örneklerden sadece birkaçı.

İstanbul’un trafik çilesi herkesin malumu olunca, sanırım insanlar da umutsuzluğa kapılıyor; trafik sorunun hafifletilebilmesi için üzerlerine düşeni yapmıyorlar. Trafikteki bilinçli sürücü ve yaya örneği bu kadar azken insanların doğru davranmasını beklemek de git gide zorlaşıyor. Böylece İstanbul’un trafik sorunu kolektif bir şekilde büyümeye devam ediyor…

Bir düşünün, yolda dörtlü yakıp istediği şekilde duran araçlar olmasa, ters yöne girip yolun sonunda başka bir araçla kafa kafaya gelen ve trafiği kitleyen sürücüler olmasa, park yeri bulamadığı için çift sıra park edenler olmasa; sizce de İstanbul trafiği hafiflemez mi?

Miray Özmutlu
miray@stilyayincilik.com